ABD’deki krizin nedenleri ve boyutları

SPK Başkanı, dünyanın en büyük ve sofistike ipotekli konut kredisi (tutsat-mortgage) piyasasına sahip ABD’de yüksek riskli (subprime) tutsat’ların geri ödemelerinde yaşanan sorunun, global ölçekte herhangi bir krize dönüşmeden bir düzeltme hareketi düzeyinde kalma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtti. Yüksek riskli tutsat hacminin nasıl bir gelişme gösterdiği konusunda bilgi veren Erol, şöyle konuştu:

 

“Subprime mortgage kredisi veren kurumlar, kredi verme standartlarını gevşek tutmuş, dar gelirli, kredi skoru bulunmayan veya düşük olan tüketicilere bu tür mortgage kredilerini kullandırmışlardır. ABD’de subprime mortgage hacmi, 2001 yılından 2007 yılının başına kadar hızlı bir büyüme kaydederek, yaklaşık 1,4 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşmıştır ve 10 trilyon dolar büyüklüğündeki ABD toplam mortgage hacminin yüzde 14′ünü oluşturmaktadır. Sorun yaşanan subprime mortgage’ların oranı yaklaşık yüzde 20′dir. Tüm mortgage büyüklüğü içindeki oranı ise yüzde 2,8′dir. Söz konusu büyümede, ABD ekonomisinin düşük faiz iklimi, konut fiyatlarının artması, tüm dünyada likiditenin artmasıyla kredi ve sermaye piyasalarındaki büyük yükseliş ve bu tür kredilerin menkul kıymetleştirilerek düşük faiz oranları ile yatırımcılara satılabilmesi, bu sebeple bu tür kredileri veren kurumların verdikleri kredilerin riskini taşımayarak sermaye piyasalarına aktarabilmesi etkili olmuştur.”

 

SPK Başkanı, yüksek riskli tutsat kredileri alan ABD’li tüketicilerin, 2007 yılının başından itibaren kredi geri ödemelerinde sorunlar yaşamaya başladığını ve bu sorunların sadece bu tüketicilerin veya onlara kredi veren kurumların değil, tüm kredi ve sermaye piyasalarının sorunu haline geldiğini söyledi.

 

Yüksek riskli tutsat’ların zamanında ödenmeme oranının yüzde 20′lere çıktığını ve 40′ın üzerinde yüksek riskli tutsat sektöründe uzmanlaşmış tutsat şirketinin battığını anlatan Erol, “Geri ödemelerde yaşanan söz konusu problemin temel nedenleri, 2006′nın ikinci yarısından itibaren ABD konut sektöründe durgunluk yaşanması, konut fiyatlarının ve elde

edilen kira gelirlerinin düşmesi, ABD merkez bankası FED’in kısa vadeli faiz oranlarını yüzde 5,25′e kadar çıkarması ile değişken faizli kredi kullananların (subprime mortgage kredilerinin üçte ikisi) aylık ödeme tutarlarının artmasıdır” diye konuştu.

 

Yüksek riskli tutsat’ların hacminin aslında ABD ölçeğinde çok düşük olduğu görüşünü dile getiren Erol, her ne kadar ABD sosyal yaşamında olumsuz etkileri görülse de, zamanında ödenmeyen tutsat kredilerinin, toplam tutsat kredilerine oranının yüzde 6, hukuki takibe uğrayan tutsat kredilerinin toplam tutsat kredilerine oranının ise yüzde 2 gibi yüksek olmayan oranlar olduğunu söyledi.

 

İspanya örnek model

Yüksek riskli tutsat sektörünün diğer ülkelerde gelişmediğine dikkati çeken Erol, yüksek riskli tutsat kredilerinin ABD dışında sadece İngiltere’de verildiğini kaydetti.

 

Yüksek riskli tutsat’ların Avrupa’nın son 10 yılda en fazla yükselen konut ve tutsat piyasasına sahip ülkesi olan İspanya’da dahi verilmediğine işaret eden Erol, “Son 10 yılda toplam mortgage hacmi 6 kat artarak 475 milyar avroya (GSYİH’nın yüzde 52’si) ulaşan İspanya’nın ülkemiz için iyi bir model olduğu düşünülmektedir” dedi.

 

İspanya’da geri ödenmeyen tutsat kredilerinin tüm tutsat kredilerine oranının sadece yüzde 0,4 olduğunu bildiren Erol, “Ancak İspanya’da bu yılın başından itibaren konut fiyatlarındaki müthiş yükselişin durması hatta düşmesi ile birlikte konut kredilerinin teminat olduğu menkul kıymetlerin faiz oranlarında önemli yükselişler gözlenmektedir” diye konuştu.

 

Seçilmiş Bazı Ülkelerin Tutsat İstatistikleri

Ülkeler Toplam Tutsat Hacmi (Milyar Avro) Tutsat Hacmi/GSYİH  (yüzde)  Geri Ödenmeyen Tutsat/Toplam Tutsat Hacmi (yüzde)  
İngiltere   1.415 80   1,5 
İspanya 0.475  52     0,4  
Macaristan 0.009   10,5    0,45  
Çek Cumhuriyeti 0.006 6 1

Yorum yok

Cevap Yaz