Mortgage’ta krize karşı erken uyarı sistemi
Referans / Ankara
Gelir İdaresi Başkanlığı Gelirler Başkontrolörü Ercan Alptürk, gelişmiş ülke deneyimlerini dikkate alarak mortgage kredilerinde kriz dönemlerinde alınacak önlemlere ilişkin bir erken uyarı sistemi kurulması gerektiğini söyledi.
Alptürk, Vergi Sorunları dergisinde “Mortgage sistemi finansal bir krize neden olabilir mi?” başlığı altında yayımlanan çalışmasında, ABD’de düşük gelirlilere verilen normalden yüksek faizli kredilerin 2000′de 150 milyar dolardan 2005′te 650 milyar dolara yükseldiğini, bu kredilerin toplam mortgage pazarındaki payının ise yüzde 20′lere çıktığını anlattı.
Alptürk, mortgage pazarını araştıran “Center for Responsible Lending” kuruluşunun verilerine atıfta bulunduğu yazısında, ABD’de verilen yüksek faizli kredilerin yüzde 20’sinin geri ödenemeyeceğini ve 2 yıl içinde 2 milyondan fazla ailenin evsiz kalmasına neden olabileceğini belirtti. Yüksek faizli kredilerle desteklenen yatırımların iflasa karşı sigorta kapsamına alınmasını sağlayan ve “kredi iflası swap işlemleri” olarak bilinen mali kontratların maliyetlerini izleyen endekslerin ise mortgage sektöründe olası bir çöküş endişesine işaret ettiğini kaydeden Alptürk, Wall Street’in takip ettiği ABX-HE endeksinin Temmuz 2006′da faaliyete geçtiğinden beri en düşük seviyesine geldiğini vurguladı.
Bankalara uyarı
Türkiye’de mortgage sistemine ilişkin yasal düzenleme hayata geçirilmeden konut fiyatlarının olağanüstü yükseldiğine dikkat çeken Alptürk, sihirli bir değnek gibi tanıtılan sistemde gelişigüzel dağıtılacak kredilerin zincirleme bir şekilde finansal krize yol açmasının her zaman mümkün olduğunu söyledi. Finansal kuruluşların mortgage kredilerini tahsis ederken uzun dönemde geri ödenebilirliliği ve teminat altına alınması konularına dikkatle eğilmelerini öneren Alptürk, “Finansal kuruluşlar açısından konut finansmanı özünde bir kredilendirme işlemidir. Finansmanın ilk aşaması bankaların pasiflerinde bulunan kaynaklar kullanılarak gerçekleşeceğinden konut finansmanından olan alacaklar aynı zamanda risk unsuru da olacaktır. Bu nedenle bu konudaki düzenlemeler Bankalar Kanunu ile ilişkilendirilerek sistemin işletilmesinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aktif rol oynaması gerekmektedir” dedi.
Ne tür riskler var?
Türkiye’de mortgage ile ilgili yaşanma olasılığı en yüksek krizin nedeninin değişken faiz uygulamasından kaynaklanacağını tahmin eden Alptürk, kredilendirilen bir evin mali yükümlülükleri yerine getirilmediğinde karşılaşılabilecek yaptırımların, normal kredilerdeki yaptırımlardan çok sert olduğunu hatırlattı. Alptürk, ayrıca deprem olma ihtimali ile kredi müşterilerinin kredi borçlarını erken kapamaları halinde oluşacak maliyeti de diğer riskler arasında sıraladı.
Mortgage başvuruları 5 ayın en düşüğünde
Referans / Dış Haberler
ABD’de mortgage yoluyla ev sahibi olmak isteyenlerin sayısı piyasada yaşanan son çalkantıların ardından düşmeye başladı. Mortgage Bankers Association tarafından yapılan açıklamaya göre ülkede mortgage başvuruları geçen hafta son 5 ayın en düşük seviyesine geriledi. Kuruluş yaptığı açıklamada, mevsimsel olarak ayarlanmış mortgage başvuru endeksinin 27 Temmuz’da biten haftada yüzde 0,3 düşerek 607.1 olduğunu bildirdi. 16 Şubat’ta biten haftada bu değer 606.6 olarak gerçekleşmişti. MBA’in satın alma endeksinin yüzde 1,8 oranında düştüğü belirtilirken, kredi talebinde bu derece bir düşüşün en son 20 Nisan’da sona eren haftada görüldüğü belirtiliyor. Ortalama 30 yıl vadeli mortgage faizleri ise bu hafta içinde yüzde 6,50′ye kadar düşerek geçen haftaya kıyasla mortgage kredilerine olan talebin biraz yükselmesini sağladı.
Uzun vadeli borçlanma faizlerinin yaz boyunca çok az değiştiğini belirten MBA yılın ilk 4 ayında mortgage kredilerindeki faiz oranlarının yüzde 6 civarında olduğuna dikkat çekti. Subprime kredilerindeki iflasların piyasanın geneline yayılmaya başladığını söyleyen MBA, bunun borç veren kurumların düşük veya yüksek gelirlilere kredi verirken daha fazla zorlanmalarına neden olduğunu belirtti.
ABD’de halen birçok eyalette ev fiyatlarında düşüş görülüyor. İnşaat firmaları da emlak piyasasına ilişkin 1991 yılından bu yana en kötü beklenti döneminden geçiyor